Cumartesi, Haziran 20, 2009

Pierre Loti Tepesi-Teleferik-Enfes Çay

Kaç defa yeni yazı yazmak için niyetlensem de elim bir türlü gitmedi. Bu gezimiz de iki hafta öncesine ait olmakla birlikte ancak yazılabiliyor. Can sıkıntısı doğrultusun da plan yapılır. Önce Eyüp Sultan Camisine gidip dua ettik. Benim içine girdiğim ilk cami odur. Yeri ayrıdır bende. İnançlı bir insanım ama dindar değilim. Herşeyi kendi içime sindiği, mantığıma uyduğu şekil de yaşamaya çalışıyorum. Küçükken yaz tatillerin de cami de verilen Kuran eğitimi beni hep korkuturdu (sanırım başarısız olmak, o zor alfabeyi öğrenemememekten korktum.) Arkadaşlarım camiye gittiğin de kardeşime alınan bisiklette dakikalarca gezerdim.

Orta okulda tüm duaları rahatlıkla ezberledim. Hepsi hala da aklım da :) Annemin girişimleriyle mahalleden sevdiğim bir ablayla sadece cüz'ü yarıladım. Arapça bana çok uzak bir dil. Neden bunları yazıyorum. Yazarken fark ettim ki benim ilk camiye girip dua edişim 26 yaşıma ve yine Eyüp Camiine takebül ediyor. İçeride kendimi huzurlu hissediyorum. Ailemin beni bu konu da özgür bırakmış olması, her hangi bir zorlamaya maruz kalmamış olmak çok güzel.


Sonrasın da teleferikle Piyer Loti'ye çıktık. Başta korkarım diye düşünmüştüm ve evet hafiften panik yaptım, sonra kendimi sakinleştirdim.Karşımda oturan turist çiftin sakince gülümsemesi iyi hissettirdi :) Canım annem telf.nun kamera özelliğini bulmakla meşgüldü. Gözünüzün alabildiğine Haliç Manzarısı çoook beğendim. İlk boş vaktiniz de gitmenizi tavsiye ediyorum.

Ulaşımı zor olduğu için nadiren gidilebiliyordu. Eyüp'te yaptırılan Teleferik çok akıllıca bir yatırım olmuş. Bir akbille enfes manzara izleyerek kısa süre de tepeye ulaşabiliyorsunuz. Tepe ayrı bir güzellik. Farklı gelir,kültür,millet grupları tahta sandalyeler de yan yana oturup huşu için de çay yudumlar. Bir yanda turistler diğer yanda ev hanımları, öss stresiyle kendini dışarıya vurmuş öğrenciler, hatta gelin ve damat (bir gelin niye çay içmeye gelir? yurdum insanı her gelini niye hep birlikte alkışlar? Gidilebilecek mekan kalmamış mıdır? Bir de bunun Taksim versiyonu var:)

Tepeye ulaştığınız da hiç başka mekanlara bakınmayın. Tepeye turitsler için büyük yatırımlar da yapılmış. Osmanlı Mimarisine sahip yeni, şık mekanlar da hizmet veriyor. Benim favori mekanım şu eski Türk filmlerinde de sıklıkla gördüğümüz yer oluyor. Tek geçtiğim yer o en önde olan tahta masa ve sandalyeli mekana oturun. Tamam boş yer yok. Siz de benim ve bir çoklarının yaptığı gibi sotaya yatıp kalkabilecek insanları göz hapsinde tutun. Sonra atak bir hamleyle ömrü hayatınız da içtiğiniz en güzel çayları için. Abartmıyorum 6 tane içtik. Aşağıdayken fırından (ki sizde alın yada evden yapıp getirin) aldığımız simit-karper peynir-enfes çay-güzel manzara-püfür püfür esen rüzgar eşliğin de kafanızdaki tüm düşüncelerden kurtulun.

*Bak şimdi Asortiğin yorumuyla karlı bir kış günü gidişimizi hatırladım. Şu güzelliği bir de beyaz pamuk parçalarını andıran kar yağışıyla hayal edin. Donana kadar içeri girmemiştim.


*Resimler cep telf. çekilmesine rağmen o mesafeden gayet iyi çıkmış. Nokia 6500 Slide, yeni telf. modeli arayışı içinde olanlara tavsiye edilir.


*Birde unutmadan geçenler de okuyup bu yazına çok gülmüştüm. Bloglar da benzer duygu ve düşüncelerle karşılaşınca acayip eğleniyorum. Her yeni postunla beni eğlendirdiğin için tşkler. Mutlu Yıllar Vintage!

10 yorum:

sihirli eller dedi ki...

yaaa gitmiyormu yorumlarım

Benim Hayatim dedi ki...

Sihirlicim, yorum şeklini değiştirdim. Çınar'da bu durumdan şikayet etmişti. Umarım artık sorun çıkarmaz. Önce yazdıkların gelmedi :((

Asortik Krep dedi ki...

Biz Uzunbey'le en çok o mekana giderdik çıkarken,hem de kış olurdu ve bardaktan boşanırcasına yağmur yağardı, bazen içeride otururduk ve soğuktan ancak o sıcak çayı yudumladığımda ısınırdı içim..Seni okurken onları hatırladım..Hala o tarafa her gittiğimizde uğrarız.Sağol :) Bana tekrar hatırlattığın için..

Benim Hayatim dedi ki...

Asotik : Ee eski İstanbullusun nede olsa :) Her mevsim de manzarası ayrı güzel. Boşuna yabancılar Altın Boynuz dememiş. Ben çayı çoook severim ve her yerde çay içemem. Ama cidden çok güzel çay yapıyorlar. Anılar nasıl da saklı durdukları yerden çıkıp geliyor hemen :) Sabaha güzel başaladık, ne güzel!

Asortik Krep dedi ki...

Bir gün eskiden gittiğinmiz yerleri yazayım :)) iyi aklıma getirdin..

Benim Hayatim dedi ki...

Asotik : Yaz tabi. Ben de sayeniz de yeni yerler keşf etmiş olurum :)

momo dedi ki...

Ben İstanbul'a ne zaman gelsem mutlaka EyüpSultan ve Pire Lotiye uğrarım (bir arkadaşım oraya yakın oturuyorda :)) ve gecenin bir yarısı yüzlerce mezar arasında dolaşmaktan korkmadığım ender mezarlıklardan dır. Dediğine katılıyorum, insana huzur veren ilginç bir yer.
Bende en son gittiğimde telefikle yukarıya çıktım, aaaaaaaaa çok korkunçtu....
Neyse ben panik hallerile devam ederken karşımızda oturan kadınlardan sağlam bir espiri geldi: korkma kızım, bak düşersek aşağıda yerimiz hazır' (bu kadını öldürmek istedim)
Çok güzel bir yer, huzur dolu:)

Benim Hayatim dedi ki...

Aslı : Ben ölümden korkmuyorum. Bence son değil yeni bir başlangıç ölüm. Yanlızca canım çok yanmadan gerçekleşirse memnun olurum :)

Mezarlık korkusunu anlatılan hikayelere, filmlere bağlıyorum. Beni hiç rahatsız etmiyorlar. Aksine daha gerçekci olup gereksiz şeyleri dert etmemeyi hatırlatıyorlar.

Ve evet Eyüp semtinde bir huzur, sakinlik var. Kadın olayı çözmüş de :)) TELEFERİKTEYKEN ben de rahatsız oldum. Kibrit kutusu gibi birşeyin içinde yüksekten düşme fikri :)) Allahtan manzara güzel, yolculuk 3 dk. sürüyor...

Prima Rima dedi ki...

Off ne güzel bir görüntü 30 yaşınma geldım hala gıtmıs değilim yuh olsun bana:(

Benim Hayatim dedi ki...

Prima Rima : Bir de İstanbul'da yaşıyorsun üstelik :) İlk fırsatta diyelim!